|
Yaratıklar arasında en saçkin yere sahip
olan, akıl, fikir gibi üstün yeteneklerle donatılan insanın ortak
özelliklerinden birisi de mutlu olma arzusudur. Her insan bu arzusuna
ulaşmak maksadıyla çalışır, bugünden çok yarınını düşünür ve bunun
için hazırlık yapar.
İnsan beden ve ruhun birleşmesinden meydana
gelen bir varlıktır. Bu sebeple İslam Dini, insanın hem maddi, hem de
manevi ihtiyaçlarını dikkate almış, ferdin mutluluğu için gerekli
prensipleri getirdiği gibi, toplumun huzur ve mutluluğu için de bir
takım kurallar koymuş, fertlerin karşılıklı hak ve görevlerini
belirlemiştir.
İslam, son ve en mükemmel dindir. Onu insanlığa tebliğ eden Hz. Muhammet
(A.S.), peygamberlerin sonuncusudur. İslam dini'nin temel kitabı
Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah (c.c.)'ın Hz. Muhammed (A.S.) vasıtasıyla
insanlığa gönderdiği son mesajıdır.
İSLAM'IN GAYESİ
İslam'ın getirdiği hükümlerin ve koyduğu
prensiplerin amacı; insanı ahlaken olgunlaştırarak dünyada huzur ve
mutluluğa, ölümden sonra devam edecek olan ahirette ebedi saadete
kavuşturmaktır.
Bu prensipler. Her çağda insanların
ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde mükemmel olup, daima
geçerliliğini koruyacak ve değişmeyecektir.
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyuruyor;
"Allah katında din, şüphesiz
İslam'dir." (Al-i İmran Suresi, ayet; 19)
İSLAM'IN TEMEL PRENSİPLERİ
İslam Dini'nin getirdiği hükümleri ve temel
prensipleri kısaca üç maddede toplayabiliriz:
İman İbadet Ahlak.
İMAN
Maddi varlığımız olan bedenimizin gıdaya
ihtiyacı olduğu gibi, manevi varlığımız olan ruhumuzun da gıdaya
ihtiyacı vardır.
Ruhun en önemli gıdası; sağlam inançtır.
İnsan, inancı sayesinde manevi bakımdan büyük güç kazanır ve huzura
kavuşur. Her türlü iyiliğin kaynağı İslam'ın inanç esasları, insanda
sorumluluk duygusunu geliştirerek, hareketlerini olumlu yönde
etkiler; davranışlarını iyileştirip ahlaken olgunlaşmasını
sağlar.
İmanın iki mühim temeli:
1) Allah (c.c.) birdir, O'ndan başka Tanrı
yoktur.
2) Hz. Muhammed (A.S.) Allah'ın
Peygamberidir.
ALLAH (c.c.)
İslam dininde Allah (c.c.)'ın birliği inancı
en önemli esastır. Allah (c.c.) yaratıklardan hiç birine benzemeyen
yüce bir varlıktır. Ezeli ve ebedidir, varlığı kendindendir.
Doğmamış, doğurmamıştır. Her türlü noksanlıklardan uzaktır, sonsuz
kudret sahibidir, her şeyi bilir, işitir ve görür.
PEYGAMBERLER
Peygamberler, Allah (c.c.) ile insanlar
arasında elçidirler. Allah (c.c.) bu göreve en layık olan kullarını
seçmiştir. Yüce Allah (c.c.) insanlara yol gösterici olarak zaman
zaman Peygamberler göndermiş, onların vasıtasıyla emirlerini ve
yasaklarını duyurmuştur. Hz. Muhammed (A.S.), Yüce Allah (c.c.) 'ın
insanlar arasından seçip gönderdiği son peygamberdir. O, bütün
insanlığa gönderilmiştir. Bütün iyi huyları ve faziletleri kendisinde
toplayan en güzel örnektir.
İMANIN TEMEL ESASLARI
İman esasları ayrıntılı olarak altı madde
halinde sıralanır.
Bunlar:
1) Allah'ın varlığına ve birliğine,
2) Allah'ın meleklerine,
3) Allah'ın kitaplarına,
4) Allah'ın peygamberlerine,
5) Ahiret gününe,
6) Kadere, her şeyin Allah'ın takdiri ile
olduğuna,
İnanmaktır.
İBADET
İbadet, Yüce Yaratıcı'ya ta'zim ve saygı
göstermek ve O'nun bize verdiği sayısız nimetlere karşı şükran
borcunu yerine getirmektir.
İbadet, yalnız allah (c.c.)'ın emrini yerine
getirmek ve O'nun sevgisini kazanmak maksadıyla yapılır. Böyle temiz
bir düşünce ile yapılan ibadet, mü'mini Allah (c.c.)'a yaklaştıran en
güzel vasıta; sıkıntılardan koruyan en sağlam sığınaktır.
İbadet Allah (c.c.)'ın emrettiği.
Peygamberlerin öğrettiği şekilde yapılır. Allah (c.c.)'tan başkasına
ibadet yapılmaz.
Mü'min, ibadet sayesinde maddi ihtiraslardan
kurtularak, ruhen yükselir, içi kötü düşüncelerden, dışı olumsuz
davranışlardan arınarak ahlaken olgunlaşır ve Tanrı'nın sevgili kulu
olur.
Rabbimiz şöyle buyuruyor:
"Ey insanlar ! Sizi de, sizden
öncekileri de yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki, (kötülüklerden)
korunup sakınanlar olabilesiniz." (Bakara Suresi, ayet;21)
BAŞLICA İBADETLER
1) NAMAZ
Günün belirli 5 vaktinde yapılan bir ibadettir.
Günlük ibadetten başka, haftada bir, cuma günlerinde ve yılda iki
defa bayram günlerinde cemaat halinde toplu olarak kılınan namazlar
davardır.
Namaz, Yüce Yaratıcı'ya karşı yapılan
kulluğun en güzel göstergesidir.
Müslüman, namazda Allah (c.c.)'ın huzurunda
olmanın manevl zevkini yaşar, dünya meşgalelerinden uzaklaşarak ruhen
yücelir.
Namaz kılmak için yüz, dirseklerle birlikte
eller ve ayakların yıkanması; başın da meshedilmesi gerekir. Buna
"Abdest'' denir. Ayrıca beden, elbise ve namaz kılınacak yerin
temiz olması şarttır. Namaz, kalplere sorumluluk duygusunu
yerleştirerek, insanın içini her türlü kötü duygu ve düşüncelerden
arındırır, davranışlarını kontrol altına alarak kötülük yapmasını
önler ve ahlaken yükselmesini sağlar.
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Namazı dosdoğru kıl , gerçekten namaz
hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar." (Ankebut Suresi; ayet,
45) Müslümanların topluca namaz kıldıkları yere "cami" veya
''mescid'' denir. Cami ve mescid aynı zamanda '" bir bilgi ve
eğitim yeridir. Burada dini ve ahlâkî konularda Müslümanlara bilgi
verilir.
Namaz vakti girince "ezan" okunur.
Ezan, müslümanları namaza çağıran bir duyurudur.
Ezanın yüksekçe bir yerden okunması için camilerin bitişiğinde genellikle
''minare'' bulunur. Bu, Islam'ın ilk yıllarına dayanan dini bir
gelenektir. Minaresiz camiler de vardır.
Namaz, camide bir din görevlisi
"imam"ın önlerliğinde toplu halde kılınabileceği gibi
tek başına da kılınabilir. Ancak, Cuma namazı ile bayram
namazları cemaatle kılınır. Müslüman, isteklerini tek başına dua
ederek Yüce Allah ( c.c.) 'a sunar. İşlediği günahların
bağışlanmasını da, arada hiç bir vasıta olmadan, doğrudan doğruya
Allah ( c.c.) 'tan ister.
Müslümanlara ibadetlerinde önderlik eden
kişiye ''imam'' denir.
Camide cemaatin önünde, imamın durduğu özel
yere ''Mihrap'' adı verilir.
Camide müslümanlara vaaz etmek için
''Kürsü'', cuma ve bayram namazlarında hutbe okumak için ''Minber''
bulunur.
2) ORUÇ
Her yıl kameri aylardan Ramazan ayı boyunca
ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından güneşin batışına kadar
yemek, içmek ve cinsi arzulardan uzaklaşmaktan ibaret bir
ibadettir.
Oruç, nefsi terbiye ederek iradeyi
güçlendirir ve böylece insanda kötü alışkanlıklara karşı direnme
gücünü artırır.
Allah Teala şöyle buyuruyor.
"Ey iman edenler! Oruç sizden
öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Ola ki korunup
sakınırsınız." (Bakara Suresi, ayet; 183)
Oruç, ruhu kötülüklerden arındıran, sevgi,
şefkat ve merhamet duygularını geliştiren bir ahlak ve davranış
eğitimidir.
Ayrıca orucun insan sağlığı bakımından da
çok yararlı olduğu bilinen bir gerçektir. Bu husus tıbben de
kanıtlanmıştır. .
Bu konuda Hz. Muhammed (A.S.) şöyle
buyurmuştur. "Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz."
3- ZEKAT
Zenginlerin belirli mal ve para
birikimlerinin belirli bir miktarını, her yıl ihtiyaç sahiplerine
vermek suretiyle yerine getirdikleri bir ibadettir.
Zekat, toplumda huzur ve dayanışmayı
sağlayan bir sosyal yardımlaşma sistemidir.
Zekat, paraya olan aşırı tutkuyu azaltır,
fertler arasında karşılıklı sevgi ve saygı duygularını geliştirerek
servet düşmanlığını önler.
Böylece toplumda huzur ve güvenin
kökleşmesinde önemli rol oynar.
4- HAC
Servet ve sağlık yönünden gücü yeten
müslümanların, ömründe bir defa belli zamanlarda arafatta vakfe
yapmak ve kabeyi ziyaret etmek suretiyle yaptıkları bir
ibadettir.
Bu ibadeti yaparken her seviyede insanın aynı
kıyafete bürünmesi, öldükten sonra Allah (c.c.)'ın huzuruna çıkış
gününü hatırlatır. Hac, müminlerin samimî bir şekilde Allah (c.c.)'a
yönelerek, tevbelerinin kabul edilmesine ve günahlarının
bağışlanmasına vesile olur. Kutsal yerleri görmek, insana manevî bir
heyecan vererek dini duyguları kuvvetlendirir. Dünyanın çeşitli
ülkelerinden kutsal topraklara gelen, renkleri ve dilleri ayrı olan
insanları " tek gaye etrafında birleştiren Hac, sosyal yönüyle
milletlerarası bir kongre niteliği taşır.
Görülüyor ki İslam'da ibadetler, kişinin
kötülüklerden arınarak ahlaken olgunlaşmasını, iyiye ve mükemmele
ulaşmasını, aynı zamanda toplumun da huzura kavuşmasını
amaçlamaktadır.
AHLAK
İslam Dininde ahlakın büyük bir önemi
vardır. İslâm'ın gayesi; insanları güzel ahlak sahibi
yaparak olgunlaştırmaktır.
İslam Peygamberi Hz. Muhammed (A.S.) şöyle
buyurmuştur.
"Ben güzel ahlakı tamamlamak için
gönderildim.
Bir müslümanın değeri, ahlakının güzelliği
ile ölçülür. Bu konuda, Hz. Peygamber, kendisine en sevimli
olanların, güzel ahlak sahipleri olduğunu bildirmiş. ''Allah katında
en sevgili kullar kimlerdir?'' sorusuna da, ''Ahlakı en güzel
olanlardır" cevabını vermiştir
SEVGİ VE MERHAMET
Sevgi ve Merhamet Ahlâkî davranışların
temelinde insan sevgisi önemli yer tutar. Bu sebeple olgun müslüman
olabilmenin şartlarından biri de bu sevgidir.
Kalbi sevgi ile dolu olan Hz. Muhammed
(A.S.).şöyle buyuruyor'
"Birbirinizi sevmedikçe olgun mü'min
olamazsınız."
Kalblerdeki sevginin göstergesi insanlara
iyilik yapmak, şefkat ve merhametle muamele etmektir.
Hz. Muhammed (A.S.) buyuruyor ki:
"Merhamet edenlere, Allah da merhamet
eder."
İslam'da sevgi ve merhamet sadece insanlığı
değil; bütün yaratıkları içine alır. Hz. Muhammed (A.S.) "Bir
kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olan kadının azap göreceğini,
susayan bir köpeğe acıyarak su içiren günahkar bir kişinin de bu
davranışı ile Allah (c.c.) tarafından bağışlandığını" haber
vermiştir.
HOŞGÖRÜ
Müslüman, hoşgörü sahibi ve bağışlayıcıdır
Allah (c.c.) gerçek müminleri "Öfkelerini yenerler, insanların
kusurlarını affederler" diye övmüştür
(AI-i İmran Suresi ayet: 134)
Hoşgörü konusunda Hz. Muhammed (A.S.) en
güzel örnektir Müslümanlar, sadece kendi din kardeşlerine değil diğer
dinlerden olanlara da hoşgörülü davranmak zorundadırlar
DOĞRULUK
Doğruluk önemli bir ahlak kuralıdır. Allah (
c.c.) şöyle buyu ruyor:
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol."
(Hud Suresi, ayet: 112)
ADALET VE İNSAN HAKLARI
Adalet ve insan haklarına saygı İslam'ın
değişmez:" prensiplerindendir.
Yüce Allah (c.c.) buyuruyor ki:
Adaletli davranın. Şüphesiz Allah, adil
davrananları sever ." (Hucurat Suresi, ayet:9)
Hz. Muhammed (A.S.) 632 yılında yüz binden
fazla müslümana irat ettiği tarihi hutbesinde;
Bütün insanların eşit olduğunu, can, mal ve
namuslarının kutsal olup her türlü tecavüzden korunduğunu cihana ilan
etmiştir.
Bunlar , insanların dokunulmaz
haklarıdır.
Müslüman, başkalarının hakkına saygı
göstermek ve insanlara zarar verecek davranışlardan sakınmak
mecburiyetindedir . Ancak, bu yeterli değildir. Kişinin olgun bir
Müslüman olabilmesi, kendisi için sevip arzu ettiği şeyleri başkaları
için de arzu etmesine bağlıdır.
Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyuruyor.
"Sizden hiçbir kimse kendisi için
sevdiği bir şeyi, kardeşi için de sevmedikçe gerçek mümin
sayılmaz."
İSLAM'DA KADIN VE ÇOCUK
Çocuklara sevgi ve şefkatle muamele etmek,
kadınlara karşı iyi davranmak İslam'ın önemle tavsiye ettiği ahlak
ilkelerindendir, Hz. Muhammed (A.S.) şöyle buyuruyor.
"Küçüklerimize merhamet etmeyen,
büyüklerimizi saymayan bizden değildir."
"Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı
en iyi davranananızdır ."
ÇALIŞMAK
Çalışıp kazanmak dinin emridir. Tembellik,
müslümana yakışmayan bir davranıştır.
Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Dünyadaki nasibini de unutma."
(Kasas Suresi, ayet:77)
İyi müslüman, hem dünya hem de ahiret için
çalışan kimsedir. Bu konuda Hz. Muhammed (A.S.) buyuruyor ki:
"Sizin hayırlınız; dünyası için
ahiretini terketmeyen, ahireti için de dünyasını terketmeyip her
ikisi için çalışan ve başkalarına yük olmayandır "
TEMİZLİK
Temizlik müslümanın en önemli
özelliklerinden birisidir. Bu hem maddi, hem de manevi
temizliktir.
Müslüman, kalbini kötü duygu ve
düşüncelerden, bedenini ve çevresini de temiz olmayan şeylerden
arındıran kişidir.
Yüce Allah (c.c.) buyuruyor ki:
"Şüphesiz ki Allah, çokca tevbe
edenleri ve iyice temizlenenleri sever."
Hz. Muhammed (A.S.) temizliğin önemi
hakkında şöyle buyuruyor:
"Temizlik İmandandır."
"Temizlik İmanın Yarısıdır."
"Çevrenizi Temiz Tutunuz."
MUTLULUĞUN KAYNAĞI
İnsanların mutluluğunu amaçlayan İslam
prensipleri şu iki cümlede özetlenir:
1- Allah (c.c.)' ın emirlerine saygı.
2- Yaratıklarına karşı şefkat ve
merhamet.
Gerçek müslüman da bunları yerine getiren
insandır, dünyada huzurun, ahirette ebedi mutluluğun yolu da budur.
|