ÜLKEMİZDE NÜFUS SAYIMLARININ TARİHİ
1997 Genel Nüfus Tespiti Kesin Sonuçları
1997 Genel Nüfus Tespitine Göre İl ve İlçelerin Şehir ve Köy
Nüfusları
Osmanlı
İmparatorluğu döneminde istatistik çalışmaları, başlangıçta devlete belirli
hizmetler yapmakla yükümlü memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının
nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla, 30-40 yıl gibi aralıklarla nüfus ve
toprak sayımları yapılması şeklinde düşünülmüştür. Osmanlı Dönemi
öncesine ilişkin istatistik çalışmaları hakkındaki bilgilerimiz ise eksiktir.
İmparatorluk
yeni kurulduğu sıralarda nüfusla birlikte tarım ve arazi konularında bilgi
toplamaya özel önem verilmiş; 1326-1360 ve 1360-1389 yılları arasında toprak ve
nüfus sayımları yapılmıştır. Daha sonra Padişah Kanuni Sultan Süleyman genel
bir sayım yaptırmaya teşebbüs ederek, bunun her yüzyılda bir tekrar edilmesini
Kanunname’ye yazdırtmıştır. Tarihçiler bu dönem içinde 1566-1574 yıllarında
Genel Nüfus ve Arazi Sayımı, 1608 yılında tekrar bir nüfus sayımı uygulandığını
yazmaktadır. Kemankeş Kara Mustafa Paşa Sadrazamlığı sırasında nüfus
sayımlarının ülke için gereğini belirtmiş ve bunların otuz yılda bir
tekrarlanmasını karar altına aldırtmıştır. Ancak sayısız savaş nedeniyle, bu
süreye gereğince uyulmadığı gibi, sayım girişimleri sonuçlandırılamamış, fakat
çalışmalara ve bilgi toplama faaliyetine devam edilmiştir
19.Yüzyılın
başından itibaren Ademi Merkeziyet sistemine dayalı olarak merkezde her
nezarette, taşrada ise vilayet ve kazalarda istatistik büroları
açılmış ve bunların çalışmalarını takip ve kontrol etmek için de ayrı bir
merkezi organ kurulmuştur.
Başarı
ile sonuçlandırılan ilk Nüfus Sayımı 1831 yılında yapılmıştır. Esas amacı
askerlik yapabilecek halkın sayısı ve yeni vergi kaynaklarının saptanması olan
bu sayımda, Rumeli ve Anadolu’da bulunan tüm İslam ve Hıristiyan erkek nüfus
kapsanmıştır.
1831
sayımından sonra 1844 yılında kadın nüfusu da kapsayan bir nüfus sayımı daha
yapılmış, 1854’te ise yeni bir nüfus sayımına daha girişilmişse de bunun
sonuçlandırılması kabil olmamıştır. 1870 yılında yapılmasına karar verilen
Genel Nüfus Sayımı da uygulanamamıştır. 1874’te Tuna Vilayetlerinde yapılan bir
nüfus sayımını, İmparatorluk döneminde girişilen ve uzun süre devam eden bir
başka nüfus sayımı izlemiştir. 1878 Rus savaşını izleyen bu sayımda İstanbul
nüfusu sayılmış, Trablus ve Arabistan’ın nüfusu ise tahmin edilmiştir. Aynı
dönemde Nüfus Sicil-i Nizamnamesi çıkarılmış ve ilk kez Nüfus Müdürlüğü
kurularak nüfus tezkereleri ile doğum, ölüm, yer değiştirme olaylarının kaydına
başlanmıştır. 1891 yılında Bab-ı Ali’de Merkezi İstatistik Encümeni
kurulmuş, istatistik hizmetleri kanuni bir esasa bağlanmıştır.
1918
yılında çıkarılan yeni bir kanunla istatistik faaliyeti sadarete bağlı
istatistik Müdüriyet-i Umumiye’ si bünyesinde toplanmış, kanunun uygulamasına
bir yıl devam edildikten sonra kaldırılmış ve eski sistem Cumhuriyete kadar
devam etmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra, Türkiye’nin karşılaştığı önemli
ihtiyaçlardan biri de ülkemizde yaşayan nüfusun sayısının, sosyal ve ekonomik
niteliklerinin bilinmesi olmuştur.
Ülkemizde
nüfusumuzun sayı ve niteliklerini tespit amacıyla Cumhuriyetin ilanından
günümüze kadar ilki 1927 ikincisi 1935 yılında ve bu tarihten sonra her beş
yılda bir olmak üzere, on üç kez Genel Nüfus Sayımı uygulanmıştır.
Devlet
İstatistik Enstitüsü Başkanlığı’nın kuruluş ve görevleri hakkında 219
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin (d) fıkrasını değiştiren
23 Şubat 1990 tarih ve 403 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği ülkemizde
bundan sonra Genel Nüfus Sayımları 10 yılda bir sonu “0” ile biten yıllarda
yapılacaktır. Bir sonraki sayım 2000 yılında uygulanacaktır.
30
Temmuz 1997 tarih ve 4300 sayılı Genel Nüfus Tespiti yapılması ve seçmen
kütüklerinin güncelleştirilmesi hakkındaki Kanun gereği yerleşim yerleri
itibariyle ikametgaha dayalı sayısal sonuçları elde etmek amacıyla 30 Kasım
1997 tarihinde Genel Nüfus Tespiti yapma görevi Enstitümüze verilmiştir.
Enstitümüz,
bu yasaya göre 30 Kasım 1997 tarihinde Genel Nüfus Tespitinin uygulamasını
yapmıştır. Genel Nüfus Tespitinin veri değerlendirme sürecinde ülkemizde ilk
defa bir büyük sayımın tüm veri işleme faaliyetleri tam bilgisayar destekli
olarak yapılmış, veri giriş işlemleri ICR (Akıllı Karakter Okuyucu)
teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
SAYIMIN AMACI
Sayım
günü Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan, bütün nüfusun (yabancılar
dahil) sayısını, sosyal ve ekonomik niteliklerini, ülkemizin idari bölünüşüne
göre tam ve doğru olarak belirlemek amaçlanmaktadır.
SAYIMIN
SİSTEMİ, YÖNTEMİ VE KAPSAMI
Şimdiye
kadar yapılan sayımlar, tam sayım olarak ve milli sınırlarımız içindeki bütün
nüfusu saymak suretiyle bir günde uygulanmıştır. Sayımın sistemi gereği
nüfus, tespit günü kişiler nerede bulunuyorsa orada tespite tabi tutulmuştur
(De facto). Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız sayım dışı kalmış, buna
karşılık sayım günü sınırlarımız içinde yaşayan veya geçici olarak bulunan Türk
uyruklu olmayan kişiler (yabancılar) sayıma dahil edilmiştir.
Ancak,
1997 yılında yapılan tespitte ise kişilerin daimi ikametgahları sorularak, daimi
ikametgahlarını hangi yerleşim yeri olarak beyan etmişler ise o yerleşim yeri
nüfusuna dahil edilmiştir (De jure).
2000
yılında yapılacak olan nüfus sayımının hazırlık çalışmalarına başlanmıştır. Bu
sayımın tüm veri işleme faaliyetlerinin tam bilgisayar destekli olarak
yapılması ve veri giriş işlemlerinin ICR (Akıllı Karakter Okuyucu)
teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmesi için uzman enstitü kadroları
çalışmalarını sürdürmektedir