|
|
Kaplıca ve doğa keyfini
yaşayabileceğiniz alternatifiniz Toroslar...

Beton binalarla sınırlı kent yaşamından kaçmak
istediğimizde, aklımıza gelen yerlerden biri de kuşkusuz
ormanlardır. Yalnızca temiz hava alma şekilde ormanlara
sahip çıkma duygusu uyandırır. Yurdumuzdaki ormanlar
arasında TOROSLARIN ayrı bir zenginliği, güzelliği var.
Toroslarda bulunan ormanlar doğal, yaşlı ve çok çeşitli
ağaç türleri ile birlikte büyük bir biyolojik zenginlik
ve yaban hayatını da içeriyor. Bölgenin yükseklerinde
alt kesimin soğuk -ılıman, üst kesimin sert-soğuk oluşu,
büyük sıradağlarının ve toprak türlerinin farklılığı,
iğne yapraklı ağaçlardan oluşan büyük orman alanlarının
varlığına neden olmuştur.

Bu doğal ve yaşlı
ormanlarda en yaygını Çam olmak üzere Gürgen, Ardıç,
Katran, Dişbudak, , Meşe Kavak,Ledin gibi birçok
farklı türde geniş yapraklı ağaca rastlanır. İğne
yapraklı en yaygın ağaç ise yılbaşında süs ağacı olarak
kullanılan Çamdır. Bunun dışında çeşitli bölgelerde
karaçam, ve sarıçam da bulunur.Geniş yapraklı ormanlar
her mevsim ayrı güzellikler sunuyor. Her defasında
farklı kokulara, renklere, formlara ve manzaralara
rastlanabiliyor. Ormanları daha sık ziyaret ettiğinizde,
bu değişiklikleri daha çabuk fark edebilirsiniz.
Değişimin sürekliliği ve hızı başınızı döndürür. Tabii
ki bu değişim, ormanın uyandığı ilkbahar ve kışa
hazırlık öncesi sonbaharda çok daha hızlıdır. Özellikle,
bu iki mevsimde ormanlar daha da güzeldir. İlkbaharda
ağaçların ışığı geçirip parlayan açık yeşil ince
yaprakları, renk değişimine uğramış genç sürgünler,
çiçeklerin birbirinden farklı renk ve kokuları çok
etkileyicidir.

Ormanın
uyanışını her yerde görürsünüz. Yazın tüm yapraklar
yeşermiş, biraz durağan geçen günler başlamıştır.
Uzaktan her ağacın yeşil, gövdelerinin de kahverengi
göründüğü ormana dikkatle bakınca her yaprağın renginin,
her ağacın gövdesinin farklı renk ve formda olduğu fark
edilebilir. Yeşilin her tonunu fark edersiniz. Güz
yağmurları ile ormanda tüm renkler daha belirgin ortaya
çıkar. Yağmurlu bir havada Çamlıktaysanız , açık havada
düz gri gibi gözüken Çam ve Katran ağacının gövdesinin
ıslanarak aldığı renkler ve çam kokusu sizi
büyüleyecektir. Deniz kıyısında ıslanan çakıl taşlarının
renklerinin ortaya çıkması gibi yağmurla birlikte tüm
ormanın renkleri, kokuları ve görüntüleri değişir.
Sonbahar hiç kuşkusuz bu ormanların en güzel zamanıdır.
Ormandaki renk değişimi, yaklaşık Ekim ayı başından
Kasım ayı ortasına kadar devam eder. Farklı türden
ağaçların yaprakları sarı, kırmızı ve kahverenginin her
tonunu alır. Bir gördüğünüz rengi, bir sonraki gün
göremezsiniz.

Çünkü,
ormanın rengi her gün değişmektedir. Özellikle, Ekim
ayının ikinci yarısından sonra sonbaharın güzelliği
doruğa çıkar. Geniş yapraklı ağaçların, iğne
yapraklılarla karıştığı yerler çok etkileyicidir. Çam ve
Katran koyu yeşil yaprakları arasında titrek kavakların
altın sarısı, Kirç Ve Meşelerin sarı ve kızıl kahve
yaprak renklerinin birlikte görünümleri eşşiz
güzellikler sunar. Yaklaşık 1000 1500 m lik bir rakım
altında başlayan geniş yapraklı kuşakta bulunan
Torosların Başlangıcı, çınar Meşe, gürgen, , kavak ve
dişbudağın sarı kırmızı renkli yaprakları ormanı sonsuz
renklerle donatır. Ayrıca, alçaklardan başlayıp ağaç
sınırı yüksekliğine kadar yapacağınız yürüyüşte, aynı
ağaçların farklı yükseklikte bambaşka renklerde olduğunu
görebilirsiniz. Eğer bir de yükseklere kar düşmüşse,
görüntünün tadına doyum olmaz. Katrancı bölgesi ve
Alihocaköyü mevkiinde bu manzaraları görebileceğiniz
yerlerin başında gelir. Akarsular ve özellikle göller
sonbaharda üzerine dökülen yapraklarla kaplanır.

Farklı
renklerde yapraklarla donanmış göller, üzerindeki
yansımalarla birbirinden farklı resim tadında
görüntülere neden olur. Kışın yapraklarını döken geniş
yapraklı ağaçların birbirinden güzel ve farklı formları
ortaya çıkar. İğne yapraklı ağaçların çıplak formları
ile yapraklı ağaçların birlikteliği bu ormanların en
güzel görüntülerinden biridir. Engüzel ve etkileyici bir
bölgesi olan torosların her mevsim ayrı güzellikte,
zengin biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatını içeren
yaşlı ve doğal ormanları, doğaseverlerin mutlaka görmesi
gereken yerlerin başında geliyor.
Birgün
bu ormanları gezmeye geldiğinizde,geri dönerken
Kalbinizin yarısının burada kaldığını göreceksiniz.
Tek
kelimeyle muhteşem bir doğa sizleri bekliyor.
|