YEŞİLİN ORTASINDA

                                                                       YAŞAMIN İÇİNDE

                        KAPLICA VE TATİL KEYFİNİZİ BİRARADA YAŞAYIN...

www.ciftehan.com

 

Önceki Sayfa

www.ciftehan.com


Katrancı Köyü

Ne ilk kurulduğu tarih nede ilifgin adının nereden alındığı  belli.  1950 lili yıllarda yaklaşık 50 haneli 200 nüfuslu olan köy o yıllarda geçimini hayvancılık ve tarımla geçimini temin ederdi, şimdi ise bu köy zaman içinde yaşanan geçim sıkıntısından dolayı Çiftehan'a beldemize gelmişlerdir şu an ise Çiftehan nüfusunun bir çoğu İlifgin yeni adıyla Katrancı 100 cüz yıl köyü,  bu adı Atatürk'ün doğumunun 100 yılında Niğde de yapılan çekilişte almıştır.

           Katrancı köyünün nüfusunun ufak olmasına rağmen milli mücadele döneminde hem şehit vermiş hemde gazisi olan  orman manzarası ile iç içe yaşayan muhteşem bir doğaya sahip Köyümüzdür. Size şu kadarını söylemeliyimki  Katrancı 100 yıl köyü geleceğin yaylası diyebilirim. Zamanla bu güzelliğin keşfedileceğinden eminim. Sadece 1 kez gitmenizde dahi sizde bir takım izler bırakacağından eminim. Eğer urum dudu ( mor dut ) zamanında giderseniz o meşhur güzel urum dudundan her tarafta bulmak mümkün.

        Katrancı köyü yıllardan beri  genelde huzur içerisinde yaşamış bir köyümüzdür bu köyümüzün eski halini alması biraz zor gibi görünüyor ama imkanı ve yetkisi olan kimselerin bu köyümüzü turizm alanı orman turizmine katmak için katkıları olacağını düşünüyorum.

                  Katrancı köyünün şu an en yaşlısı olan 1345 doğumlu Abdurahman oğlu Ali Yüksel den köy hakkında bilgi almak için gittiğimde sağolsun hafızasının yettiğince bana yardımcı oldu.

     Yardımlaşma ve dayanışma konusunda sosyal ilişkilerde eski günlerde şimdikinden çok daha ilerde olduğunu Ali hoca köyüyle aralarında akrabalık bağı olduğunu zaman içinde unutulmasada fazla hatırlanmadığını söyledi. Eski düğünlerde ve bayramlarda Alihoca köyünden katrancıya katrancıdan Alihoca köyüne giderler eğlence ve kederlerini paylaştıklarını düğünlerinde köylere Arap olarak yada gelin olarak bir birlerine giderek düğünlere ayrı bir neşe kattıklarını söyledi.  Dini bayramlarda gençler arasında eğlence düzenlediklerini düğünlerde en çok zeybek ve Konya oyununu oynadıklarını özellikle halay başı diye adlandırdığı Alihoca köyüne ait olduğunu söylediği halayı çok oynadıklarını söyledi. Halayın sözlerini çok fazla hatırlayamadığı ama halayın ilk başlarda biraz yavaş ilerledikçe hızlanan bir oyun olduğunu bazı halay başlarının bir kaç tur değişmesine rağmen halay başına davam ettiğini söyledi.

Ali emmiye --Ali emmi dedim şu eski türkülerden bir söyle bakalım dedim. Söyleyemem ama mırıldanayım yaz dedi. türkülerden bir tanesi şöyle

AĞLARIM BAZI

                               Keklik gibi kanadımı germedim                             

     Doya doya murad alıp gezmedim

     O gara yazıyı gendim yazmadım

     Kader böyle imiş ağlarım bazı.

  

Ala geyik gibi boynun sallarsın

Keman olup yollarımı bağlarsın

Bana derler neden durmaz ağlarsın

Kader böyle imiş ağlarım bazı.

     

     Şeker şerbetini ezenim yoktur

     İnce tülbendinde süzenim yoktur

    Neyleyim köşkü neyleyim sarayı

    İçinde sallanıp gezenim yoktur.

 

Kan kurudu can çıkmaya başladı

Yaralarım göz göz oldu işledi

Aman doktor aman yaram derindir

Yaramı bağlayan allı gelindir

Ali emmiye çocukluğunu sorduğumda ilk aklına gelen okul döneminde öğretmeninin öğretmiş olduğu bir şiiri yazmamı istedi. Şiir şöyle....

ATATÜRK şiiri

Meşrutiyet hürriyet sözü artık kalmamış

Hürriyetin ismini kimse ağza almamış

O şanla ses vermiştir Mustafa kemal paşa

Tüfek yoktu süngü yoktu top yoktu

Bu yokluktan Türk yarattı bir ordu

Bir gün gazi söz vermiştir divanda

Yunanlıyı boğacağız vatanda

Bir diğer şiiri ise bayrak adlı şiiri.

   BAYRAK

Atatürkün ocağında uyandım

Şehitlerin kanlarıyla boyandım

Nice düşman kalesine uzandırsana

Sana selam ey şanlı Türk bayrağı

 

Çırpınarak dalgalanır kanadın

Gök yüzüne çıkmamıdır muradın

Gölgende son vermek ister evladın

Bir galandır her bir türkün ocağı

Sana selam ey şanlı Türk bayrağı

 Birde askerlikle ilgili şiir yokmu dediğimde gözleri sulandı başını öne eğerek olmaz olurmu diyerek yazmamı söyledi.ve kısaca anlatmaya başladı.

              Yunanlılar afyon ve bölgesini aldıklarında Mustafa kemal paşa bir tümen askeri afyon sokaklarında özellikle yunan kralının bulunduğu bölgeden aynı tümenle bir kaç kez geçirir bunu gören yunan kralı endişeye kapılıp burada işimiz kalmadı diyerek tınaz tepeye doğru kaçmaya başlıyor. Daha sonra tınaz tepede harbe tutuşuyorlar. ve arkasından şiiri geliyor Ali emminin...

 

              Gediz kula Alaşehir kılıç sesi doludur

              Manisayı menemeni süvariler aldılar

              Dokuz eylül sabahında ah İzmire girdiler

 

İzmir türkün ana yurdu

Vermez onu altın ordu

Düşman İzmir’e girerken

Bütün millet ağlıyordu

 

             Geçtik İzmir yakasına

             Düştük düşman arkasına

             Hep düşmanlar aman diyor

             ATATÜRKÜN ordusuna

Şu treni durduralım

Yeşil boya vurduralım

Şu düşmanın askerini

Denizlere dolduralım

           Bu yollarda arkadaşlar

           Demir bacak çelik olur

          Annem babam kardeşlerim

          Feda olur vatanıma.

 

O dönemlerde bir anısını da şöyle anlattı Fransızların Pozantı işgali döneminde köylerine 3 tane Fransız askerinin geldiğini tavuk ve hayvanlarının telef ettiğini,zaman zaman arada bir köye gelerek aynı işlemi yaptıklarını anlattı. Daha sonraki dönemde bu bölgede ilk mücadeleyi Alihoca Köyünden Takıt Mehmet Tekneçukur Köyünden Sırçan lakaplı bir kişi Porsuk Köyünden Kaşıkçı Ahmet başka köyde gelenlerle 10 ila 12 kişilik bir grup yanlarında iki zaptiyeyle köye korumaya gelirler daha sonra şeker pınarı bölgesindeki demir yolunun demirini sökerken Fransız komutanı vururlar,aradan 15 gün filan sonrada Fransızlarla savaşa başlanmış kar boğazında yapılan çatışmada tüm Fransız askerlerini öldürmüşler.

        Sevgili dostlar o anı yani Ali emminin o anı anlatırken yanında olmanızı çok isterdim, Kah gülümsemeler Kah hüzünler,Özellikle eski milli mücadele döneminde ve şiir leri anlatırken gözlerinin sulanması insanı derinden duygulandırıyor.  Bu vatanın kolayca bu hale gelmediğini milli mücadele döneminde ne zorluklardan badirelerden atlatıldığını duyduğunuzda. bu vatana ihanet edenlerin az bir cezayla kurtulduğunu biliyor ve rahatsız oluyorsunuz.

  Neyse sevgili dostlar bu köyümüz hakkında ileriki dönemlerde daha ayrıntılı bilgi ve belgelerle resimlerle karşınıza getirmeye çalışacağım.

   Hepinize sevgi ve saygılarımla. 

 


 

Favorilere Ekle
 
Anasayfam Yap
 
 

Ana

Sayfaya

Geridön

 
   
 
 
 
 
 
 
 

 

<a href="http://www.siirsayfasi.com/blocks/relogio_Saat1.swf" target="_blank">http://www.siirsayfasi.com/blocks/relogio_Saat1.swf</a>

 

 

''Namerdin Balını Yiyeceğine Padişahın Tokadını ye.''

 

 

 

İlimiz Niğde Hava Durumu

Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü

M.E.B. Logolarini Görmek Için Tiklayiniz.

 


 

Meslek Lisesi Memleket Meselesi

AVRUPA BIRLIGI EGITIM VE GENÇLIK PROGRAMLARI MERKEZI (ULUSAL AJANS)


 


 

ILSIS
 

Akıllı Adımlar Eğitim Seti

 

Bilgisayardaki Resimleri Bulup, Düzenlemeye Yarayan  Picasa TM  Programı

En Zor Fotoğraf Düzenleme İşlemlerinizi,

Bir Tıklama ile Hızlı Bir Şekilde Yapmanızı Sağlayacaktır

İnternette

Hızlı, Sorunsuz  Sörf ve Aktivasyon İşlemleri için;

Internet Explorer Yerine,  Firefox â Programını Kullanmanızı Tavsiye Ederi

 

Genç Cafe Çiftehan/NİĞDE
Tüm Hakları Saklıdır.
www.ciftehan.com
0 542 847 56 98/0388 531 21 12

Kamil Ölçer