|
ATATÜRK ÇİFTEHAN'DA

Yıl 1934 Ulu önder M.Kemal
ATATÜRK Niğde ziyaretinde Çiftehan da bir kaplıcanın olduğunu duyunca
burayı görmek için gelir. O zamanda harabe şeklinde olan kaplıca için
yanında bulunan valiye, Kaplıcanın özel idare tarafından en kısa zamanda
yaptırtmasını ister. Kaplıcanın hem kasabaya katkı sağlayacağını hemde
insanların şifa bulacağını belirtir.
31
Ocak 1934 gecesi başlayan gezinin 5. gününde yani 5 Şubat 1934 pazartesi
günü saat 18.00 civarında
Atatürk'ün içinde olduğu tren istasyona gelir. Niğdelilerin büyük
tezahüratları arasında Atatürk trenden iner ve istasyon binasına girer.
Bir müddet burada istirahat ettikten sonra otomobillerle şehir
merkezinde bulunan halkevi binasına ulaşılır. Gittiği her şehirde
halkevlerini görmeyi arzu eden Atatürk: "Bizim halkevlerine büyük
ümidimiz vardır. Burası gençliğin yuvaları olacaktır. Milletimizin
yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığım, fitri zekasını, güzel
sanatlara ilgisini, ilme bağlılığını ve milli birlik duygusunu
mütemadiyen ve her türlü vesile ve tedbirle besleyerek inkişaf ettirmek
lazımdır, işte bunlar milli kültürümüzdür. Bu da halkevlerinde
gelişecektir." sözlerini burada söylemiştir.

Sungurbey binası olarak bilinen bu
halkevi
binasında yemek yenir ve Niğde üzerine sohbet yapılır. Sohbet ,
Niğde'nin sosyal ve ekonomik problemleri üzerinde yoğunlaşır. Niğde
Halkevi bu sıralarda bir dergi çıkartma hazırlığı içerisindedir. Atatürk
derginin adını sorar; "Akpınar" olduğu söylenince sohbet yörenin su
kaynaklarına yönelir.
Bu sırada Milletvekili Halil,
Çiftehan'daki
kaplıcalardan
bahseder.
Atatürk kaplıca hakkında daha çok malumat ister; orada bulunanlar
kaplıcanın çok şifalı olduğunu ancak bir o kadar da bakımsız olduğunu
söylerler. Bunun üzerine Atatürk: "Bu gibi kaplıcalara ehemmiyet vermek
lazım. Ben de tedavimi Avusturya'da Karspat'da yaptım. Bana burada
doktor "Türkiye'de Karsbat gibi nice şifalı kaplıcalar var, Türkiye'den
niye geldin" diye sordu. Utandım... Yarın gidelim, şu kaplıcayı yerinde
görelim" der ve gezi programına Çiftehan da dahil edilir. Yemekten sonra
mahfele geçilir. Askeri mahfelde bir eğlence tertip edilir. Çok neşeli
geçen bu eğlencede Atatürk'ün zeybek oynadığı söylenir. Eğlencenin
akabinden bütün ısrarlara rağmen Atatürk şehirde bir evde kalmayıp kendi
kompartımanına dönmüştür. Geceyi trende geçiren, ertesi günü vilayeti
teşrif eden Atatürk, Niğde'ye mübadele ile gelen göçmenlerin iskanları
hakkında bilgi almıştır. Şehir esnafı ile görüşen Atatürk onların
isteklerini dinlemiştir. Saat 9.30'a kadar Niğde'de kalan Atatürk,
tekrar istasyona dönmüş buradan yoğun tezahürat ile uğurlanmıştır.
Çiftehan Istasyonunda kısa bir mola verilir. Kaplıcaların bulunduğu
mekana varılır ve kaplıcanın hali yerinde tespit edilir. Atatürk, Valiye
burada şu talimatı verir: "...Burayı hemen özel idare kanalıyla
yaptırın, hem gelir kaynağı olur, hem de halkın sağlığına faydası
dokunur. Bunu sizden bekliyorum." Çiftehan ziyaretinden sonra tekrar
yola çıkılır ve Ulukışla ve Ereğli üzerinden Konya'ya doğru hareket
edilir.
|